Son 2 yıldır YouTube furyasını bilmeyen, duymayan kalmamıştır sanırım. Uzun zaman önce bende bu furyaya katılıp onlarca kanala abone oldum. Abone olduğum kanalların videolarını izlemeden kesinlikle uyuyamadığım zamanlarda çok oldu. Şükür o dönemi atlattım. Tüm gün hiçbir şey yapmadan YouTube kanallarını izlediğim günler geride kaldı. Artık çok daha az kanalı takip edip gerçekten merak ettiğim videoları izliyorum. Normale döndüm yani. Burada birazda bundan bahsetmek istedim. Hazırsanız başlayalım.
Gurbetçi Aile benim YouTube da izlemeyi en çok sevdiğim vlog kanalı kesinlikle. Kanalın sahibesi Tuğba abla. Evli, Hollanda'da yaşıyor. Kendisinin, Allah bağışlasın 2 tane dünyalar tatlısı bebeği var. Biri Melis diğeri Mert. O kadar tatlı o kadar izlenilesi bir kanal ki zaman zaman açıp eski videoları tekrar izliyorum. Melis kocaman abla oldu. Mert'in her bir anına tanık oldum. Tuğba ablanın anneliği de çok etkileyici gerçekten. Hala keşfetmediyseniz mutlaka uğrayın kanala derim. Zira benim gibi bağımlısı olabilirsiniz böylelikle.
Madem vlogdan başladık öyle devam edelim. Bir-iki ay önce keşfettim Amber'i. Bakalım neler varmış diye başladım videolarını izlemeye, sonra da müdavimi oldum. Enerjisi bu kadar yüksek biriyle daha önce hiç tanışmamıştım gerçekten. Çok tatlı dilli, inanılmaz özgüvenli ve komik biri. Çok kısa sürede arttı takipçi sayısı, başarısını da buradan görebilirsiniz. Elbette yurtdışında yaşaması da buna büyük bir etken ama sırf ''Güünaaaydııııın'' deyişi için bile izlenir. Bir bakın.
Diğer kanalda kesinlikle videolarını izlerken gülmekten karnımın acıdığı bir vloggerdan geliyor. Hannah Ceren. İngiltere'de yaşıyor, annesi Türk. Henüz babasıyla ilgili bir şey paylaşmadığından kimdir, ismi nedir bilemiyorum. İnanılmaz tatlı bir kız kesinlikle. Hele annesi(Mehtap Hanım) ile olan videoları ki çoğu öyle, gülmekten kırıp geçiriyor. Sohbetleri çok tatlı. Otur bütün gün onları izle. Annesi fazlasıyla Türk. Tipik bir Türk annesi. Nasıl anlatılır bilmiyorum ama eğer izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Bu anne kıza başarılar. İzleyin '' Guyzzlaaar''(:D)
YouTube deyince herkesin aklına ilk makyaj vloggerları geliyor. Öyle ki bir benim makyaj kanalım yok galiba. Kimi zaman çok bilgilendirici kimi zaman çok gereksiz bulduğum bu kanallara son noktayı kesinlikle Ece'nin kanalı ile koyuyorum. Çok yetenekli, çok güzel bir kız kesinlikle. 5 bin abonesi varken de takipteydim. Bu zamana kadar nasıl geliştiğini kendi gözlerimle gördüğümden en beğendim makyaj youtuberlarından(böyle kelimeler kullanmayı sevmesemde Türkçe karşılığını bulamadım maalesef) kendisi. Hele yukarıda ki NYX Face Awards Final yarışması için hazırladığı videoda bir kez daha şahit oldum yeteneğine. Fx makyajlarının nasıl zahmetli oluşunu Glam&Gore ve Ellinor(Ellimacs) 'den gördüm. Buna rağmen sevgili Ece'nin her detayını düşünüp tek başına hazırladığı bu video umarım onu birinciliğe götürür.
Bir diğer makyaj youtuberım Gökçe. Kendisi Amerika'da yaşıyor, öğrenci. Videolarını büyük zevkle izliyorum. Hele son zamanlarda başladığı, ünlülerin günlük stillerini paylaştığı katalogları(lookbook) inanılmaz keyifli. Videoları düzenleme konusunda çok başarılı kesinlikle. Zaten kendinden bahsettiği videoları izlerseniz bununla ilgi geçmişi olduğunu da göreceksiniz. İyi yerlerde olmayı hakeden bir kanal. Öneriyorum.
Bence YouTube aleminin en tatlı kadını Kathleen. Onu izlerken sıkılmak kesinlikle mümkün değil. Çok eğlenceli, çok samimi hem de çok yetenekli. Çok kısa sürede 2 milyondan fazla takipçisinin olmasının sebebi de kesinlikle bu. Diğer makyaj youtuberları gibi favoriler, inceleme videoları yerine isminin hakkını vererek birbirinden güzel makyajlar paylaşıyor. Küçük yaştaki izleyiciler içinse şunları söyleyeceğim. İlerleyen yıllarda istemesenizde yapmak zorunda kalacağınız zamanlar olacak. O yüzden o güzel cildiniz böyle şeylerle bozmayın lütfen. Doğal halinizle çok daha güzelsiniz.
İşte benim favori youtuberım TeasyCat. İlk oyun videolarımı bu adamla keşfettim. Piyasadaki, piyasa diyorum çünkü kar amaçlı yapılan bir işe dönüştü YouTube, o bildiğiniz oyun vloggerlarına kesinlikle benzemez. Kendine has üslubuyla, kendine has videolarıyla, oyunlarda çok yetenekli oluşuyla(!) zamanında her videosunu izlediğim youtuber. Eren ağabey maalesef YouTube'u bıraktı ya da ara verdi diyelim. Ama kendisi Twitch'te bolca aktif, isterseniz canlı yayınlarını izleyebilirsiniz. Hemen her akşam saat 9'da mailimi alıp geçiyorum karşısına. Benim en sevdiğim oyun serisi açık ara farkla Papers, Please. İzleyin, izlettirin. Oyun çekerken küfrün zorunlu olmadığını gösterin. Oyun videolarında tektir kendisi.
Geldik en çılgın kategoriye. Benim aklımın, hayalim almadığı işler yapıyor sayın Japon ablamız. O yiyor ben hayret ediyorum. Niye takip ediyorum onuda bilmiyorum ama videoları izlerken zaman zaman kızdığım(özellikle bu ayda, evet kendime işkence ediyorum Ramazan'da) zaman zaman ne mide varmış dediğim youtuber. Yuka Kinoshita her gün evet yanlış okumadınız '' HER GÜN'' onlarca şey yediği videolarından ekliyor kanalına. Dünyaları yiyor ama niye o halde, sorguluyorum. Ben tatlıyı biraz kaçırsam ertesi gün gram olarak geri dönerken bu ablamız onlarca donutı götürüp hala aynı kiloda kalmayı başarabiliyor. Birde kanıtlamak için canlı yayınlar yapıyor. Şaşkınım sadece. Umarım bir rahatsızlığı yoktur. Eğer yoksa da vücudu karşısında saygıyla eğiliyorum.
Bundan birkaç yıl önce sadece şarkı dinlemek için girdiğim YouTube'da elbette müzik kanallarına da aboneyim. Benim en sevdiğim şarkıcı kesinlikle Beyoncé. Hatta hemen hemen dinlediğim tek sanatçı. Yeni albüm şarkılarını artık ilk YouTube'a koymasa da hala takip edilecek bir kanal. Bu aralar büyük bir proje üzerinde çalışıyorum. Bütün şarkılarını ezberlemek! Zaten çoğunu bilsem de eski şarkıları benim için çok daha önemli. Son iki-üç albümdür yaptığı türe de bayılıyorum orası ayrı. Kaliteli müzik, emek deyince aklıma bir tek o geliyor. Yeni albüm çalışmalarını heyecanla izliyorum. Bakalım neler olacak.
Sofar(song from a room) en sevdiğim ikinci müzik kanalı. Böyle amatör kişileri dinlemek, izlemek çok daha heyecanlandırıyor kesinlikle. Türkiye'de de düzenlenen bu etkinlik en çok gitmek istediğim yerlerden biri. Bilmem bilir misiniz ama çok gizemli bir etkinlik.(Yanılıyorsam düzeltin lütfen) En çokta bu cezbediyor beni galiba. Anasayfasına girip mail ile yer ayırtıyorsunuz. Eğer çoktan dolmamışsa, şanslıysanız seçiliyorsunuz ve bilgilendirici bir mail geliyor. Ücreti ödedikten sonra etkinliğin ''yapılacağı'' gün nerede, kaçta olacağını öğreniyorsunuz. Kesinlikle önceden haberiniz olmuyor. Yanınızda bir kişi götürebiliyorsunuz fazladan. Yani 1 bilet 2 kişi. Kontenjandan dolayı biraz takip etmek gerekiyor. Zaten az düzenlendiğinden(Türkiye için bahsediyorum) ilgi görüyor. 30 Temmuz'da İstanbul'da varmış bir tane mesela. İnsanlar Sofar'ı Kalben sayesinde tanıdı. İlk yılından itibaren tanıyan ben için biraz hayal kırıklığı olmadı değil. Kalben albüm çıkardıktan sonra eskisi gibi de gelmedi açıkçası. Süre uzasın diye eklenenler, bu kadar popüler olması o amatör ruhunu yitirdi. Ama benim ilk göz ağrım yukarıdaki şarkısı Sadece'dir. Hala Sofar'dan dinlerim.
Şimdilik bu kadar. Eğer yeni kanallar keşfedersem belki seri yaparım. Kendinize iyi bakın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Umarım keyifli vakit geçirmişsinizdir
Yorum bırakmayı unutmayın, öpücükler :*