27 Haziran 2016 Pazartesi

Boys Over Flowers 2009

                         



     Boys Over Flowers çoğunluk gibi benimde ilk kore dizimdi. E madem yazmaya çizmeye başladın ilki en sevdiklerinden olsun dedim. Bu kadar basit bir konuyla, bu kadar sıradanlıkla anca bu kadar sükse yapabilirdi bir dizi. Şimdi izlemiş olsaydım böyle önemli olur muydu benim için bilmem ama ilk göz ağrımı göklere çıkarayım izninizle.


     Hala izlememiş olan yoktur sanırım, bu blogu bile bulduysanız kesin izlemişsinizdir ama ben yinede mini minnacık bir özet geçeyim istedim. ‘‘Varlıklı bir ailenin oğlu ile neredeyse hiçbir şeyi olmayan bir kızın imkansız mı imkansız, tatlı mı tatlı aşkı.’’ Böyle tek cümleye sığdırınca bir tuhaf oldu, o zamanlar çılgınlar gibi uykusuz kalıp izlemiştim. Ha olurda sizde bu kadarcık mı derseniz, elbette değil. Araya ne fitne fücurlar girecek. Kızımızın aklı az karışmayacak, merak etmeyiniz.


     Grup F4(yıllarca eppopo dediğim) her dizide işlenen klasik zengin ergenlerdi. Goo Joon Pyo dışında hepsi insaflı olsada çılgın başrolümüz rolünün hakkını veriyordu. Zengin, havalı, küçük dağları yok yok tüm dağları ben yarattım havasında gezerken, sıcacık(!) bir aşkın onu böyle değiştireceğini bilemezdik tabi ki. Nasıl biri olduğunu da görmüş olduk, sağol Jan Di.


     Beyaz üniformalı prensimiz Yoon Ji Hoo beni hep üzsede Joon Pyo’cu olduğumdan sonraları çok kızmıştım kendilerine. Buluşmaları için yardım edince yine gönlümü kazanmıştı.


     Soo Yee Jung, Chu Ga Eul ile ilişkisi dışında pek sarmadı beni, ne bileyim öyle harika bir karakter değildi. Eppopo’yu doldurmak için konmuş oyuncularımızdan biriydi. Ha Jan Di’ye az yardımı olmadı ama yine de ayıla bayıla izlediğim bir karakter değildi kendileri. Yakışıklı orası ayrı.


     Song Woo Bin kesinlikle hak ettiği yerde değildi bir kere. Jan Di’ye yapılan komployu neredeyse tek başına çözmüştü.(Şu Jan Di’nin baygınken çekilen fotoğrafları) Tamam tamam bu haylazlıklarımı maruz görün, dalga geçmeyeceğim. Ama onca yıldan sonra Woo Bin'e dair hatırladığım tek şey bu maalesef.






     Her ne kadar ana kadro yukarıda bu olarak verilsede yan karakterlerin gücü azımsanmayacak kadar fazlaydı. Benim için en önemli yan karakter kesinilikle Chu Ga Eul rolünde ki Kim So Eun’du. So Yee Jung ve Chu Ga Eul arasındaki o tatlı çekim beni çok etkilemişti o zamanlar hatırlıyorum. Hemen hemen herkes Chu Ga Eul’un çok soğuk olduğunu düşünse de ben onları, Jan Di ve Joon sahnelerinden daha heyecanla bekliyordum.


                                                      

                                                                           Chu Ga Eul


     Diğer yan karakterlerden olan Ha Jae Kyung rolündeki Lee Min Jung’du. Açık ara dizideki en güzel kadındı kendisi fikrimce. İyide bir oyuncuydu üstelik. Yıllar geçsede Joon diye dolaşmalarını çok net hatırlıyorum, iyi gülmüştüm. Bence her ne kadar Jan Di tarafından ihanete uğrasa da çok olgun davranmıştı(Bknz. Düğün sahnesi). Jan Di karakterine bayılmasam da finalde Joon Pyo ve Jan Di olması beni memnun etmişti yalan yok.


                                                 

                                                                             Ha Jae Kyung

     Aileler elbette ki her dizide büyük rol oynuyor. İlle de ayırmak gerekirse Joon Pyo’nun ablası da benim favorilerimdendi. Joon Pyo’yu dövdüğü sahnede falan çok gülmüştüm. Ana karakterlerin yanında ne kadar senaryo yazılabilirse abla için o kadar yazılabilmişti. O cadı annesinden bahsetmek istemediğimden konuyu ablaya getiriyorum bakmayın.

     Her dizi de mutlaka önemli bir nesne oluyor. Elbette bu dizinin en önemli objesi Joon Pyo’nun kendi tasarladığı kolyeydi. Anlamlıydı, zamansızdı, Jan Di şanslıydı...


                                          

                                      Buraya ve buraya tıklayarak benzerlerini bulabilirsiniz.



     Kore dizilerinde final ile ilgili herkes ortak fikirde olduğundan finalin basitliğinden söz etmeyeceğim. Yine de taze bitmiş olan bir dizinin(Cheese in the Trap) finalinden kat be kat iyiydi söylemeden edemeyeceğim.

     Biliyorum, yazdımda zaten bu diziyi izlemeyen kalmamıştır ama buraya devam ettiğim sürece bu dizinin, bu yazının kalmasını istiyorum. O yüzden ilk yazım değilde ilk nazım diyelim. Sizde bu seferlik beni  görmezden gelin. Sevgiler

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Umarım keyifli vakit geçirmişsinizdir
Yorum bırakmayı unutmayın, öpücükler :*