28 Haziran 2016 Salı

Cheese in the Trap 2016



      Üzerinden fazla zaman geçmemiş olsada konuşulan bir dizi olduğu için çoktan kritikleri yapıldı. Başroller olmuş muydu, konusu saçma mıydı, kısa mı sürdü, finali nasıldı gibi zibilyon tane yazı okuduktan sonra bende aklımdakileri yazayımda kenarda dursun diye başladım.

     Cheese in the Trap başlamadan çok konuşulan bir dizi oldu. Başroller arasında yaş farkı çok büyük bir etkendi. Lise olmasa da üniversite öğrencileri olacaklardı. Hal böyle olunca eleştiri yağmuruna yakalandı bu dizimizde. Yayına başladığını reytingleri gerçekten düşük bir diziydi, sonra ne olduysa 7'leri dahi buldu o reytingler. Gelin ne oldu bakalım o zaman.

     Bana göre dizinin bu kadar beğenilmesinin en büyük etken Yoo Jung rolünü oynayan asıl erkeğimiz Park Hae Jin. Ben dizi bu kadar konuşulunca aslına yani webtoon versiyonuna da göz gezdirmiştim. Bu kadar soğuk bir çizgi karakter ancak bu kadar gerçeklikle yansıtılabilirdi. Orada bir alkışladım Hea Jin'i. Daha önce hiçbir yapımını izlemediğim için başlarda bende burun kıvırsamda başka biri yapamazdı diye izledim devamında. Asıl erkeğimiz gerçekte 33 yaşında imiş. Ama bana daha yaşlı duruyor gibi geldi hatta yaşını öğrenince şaşırmıştım. Ya da asıl kızımız Hong Seol fazla genç  görünüyordu. Kim Go Eun diziden çok sinemada boy göstermiş. Ama herkes  bu diziyle adını duyurduğunu düşünüyor, haklılar. Birde dizi için şarkı söylemiş kızımız, buradan dinleyebilirsiniz. Ben çok sevdim. 

     Dizinin genel olarak kıyafet seçimi çok iyiydi. Hong Seol'ün günlük tarzına bayıldım. Normalde de hep basic takılan ben için kombinler zihnimde harikulade yer etti, mutluyum. Son bölüm kıyafetlerinden kesinlikle bahsetmiyorum ama, fiyaskoydu benim için. Kore'de erkek modasını takip ettiğimden çok güzel işler çıkardıklarını gördüm. Güzey ayrıntılar vardı. 




     Gelelim konusuna, Cheese in the Trap gerçekten ilk bölümleriyle farklı bir yapımdı. Spoiler vermek istemediğimden çok bir şey yazamıyorum. Gizem ve gerilim doluydu ilk 4-5 hatta 6 bölüm. Sonradan konu oturmaya başlayınca bildiğimiz romantik komedi-drama döndü. İlk bölümler Yoo Jung aslında nasıl biri diye düşünmekle, Hong Seol’e üzülmekle geçti. Sonradan birde baktık aşık oluverdiler birbirlerine. Elbette onların başlarda bilmedikleri sonradan öğrendikleri başbelaları da olacaktı.Komik arkadaşlar, komşular, ilişkiler... Çokça klasik vardı tabi ki yine. Asıl kızımız fakirdi ama çok çalışkandı, asıl erkeğimiz ise çok zeki. Asıl kızımızın etrafında sapık denecek kadar anormal biri vardı, asıl erkeğimiz ise zamanında çok büyük arkadaş kazıkları yemişti.  Asıl kızımızın ailesi para yüzünden çokça kavga ederken, asıl erkeğimizin babası zengin ve insafsızdı. Zaman zamanda vurdular yüzümüze bunu. Konuyu özetlemek gerekirse nefretle başlayıp aşka biten bir ilişki izledik. Dedim ya Kore klasiği.




     Kemik kadro böyleydi, olaylar en çok bu altılının etrafında döndü.

     Yoo Jung ve Hong Seol’ü bir kenara bırakırsa kalanlarla ayrı dizi çekilirdi. Baek In Ho da ikinci erkeğimizdi maalesef. Ben ağır başrollerden ziyade böyle deli dolu karakterlerin asıl erkek olmasından yanayım hep, böyle karakterleri harcıyorlar gibime geliyor nedense. Sanki asıl kızımızı daha mutlu eder diye düşünüyorum.
     
     Ben en çokta Baek In Ha için izledim diziyi. Böyle absürt, bağıran çağıran karakterle oldum olası bayılmışımdır zaten. Baek In Ha’da onlardan biriydi hatta en iyilerindendi. Çoğu kişi itici bulsada oyunculuğunu, ben zevkle izledim. Fazla zıvanadan çıkarttığı zamanlarda oldu elbette ama genele bakarsak gerçekten iyi bir oyunculuk sergilediğini düşünüyorum. Bu arada kendisi Baek In Ho’nın ablası olur. Bu isim uyumunu da çok sevdim. Aklımda tutmakta hep zorlanırım normalde, benim için harika oldu.Yalnız üzerine bir rol yapıştı mı o tür karakterleri hep aynı oyuncu canlandırıyor Kore’de de. It’s Okay, That’s Love dizisinde de çok eğlenmiştim izlerken. Hemen hemen aynı karakteri canlandırıyordu.
     
     Kwon Eun Teak ve Jang Bo Ra’da inanılmaz tatlıydı. Spoiler vermek istemediğimden onları pas geçiyorum.

     Oh Young Gon ve Nam Joo Yeon hep kötülük peşinde olup sonradan kaybolan karakterlerdi. Sinir bozuyorlardı.

     Kim Sang Cheol ve Son Min Soo’da fazlasıyla saf, salak olup hırsızlık peşinde dolanan tiplerdi. Sevmedim, sevmiyorum. Acısamda hoşlandığım kişilikler değildi. Zaman zaman hepimiz geçiyoruz aynı yollardan ama bu ikisi gibi karakterlerimizi bozmuyoruz, umuyorum.

     Yine her dizide olduğu gibi en önemli objemiz buydu. Kavgası dahi yapıldı. Fazlaca tatlıydı.




     İzlerseniz bir şey kaybetmeyeceğiniz hatta ilk bölümlerde çok heyecanlanacağınız bu taze dizimizden şimdilik bu kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Umarım keyifli vakit geçirmişsinizdir
Yorum bırakmayı unutmayın, öpücükler :*